seçmece bunlar:p

Bugünlerde en büyük zevkim bloğa,yanımda bulunan kağıtlara birşeyler yazıp yazıp yayımlamamak,bunu niye yaptığıma dair hiçbir fikrim yok,aslında var,neyse...
Bugünlük bi değişiklik yapalım ve yazdıklarımdan bazılarını yayınlayalım


26 ocak salı
valla günlük bu çocuk okumayı biliyo.. Dün gece Spider Solitaire oynuyorum Yağız kucağımda,'abla' dedi 'hamlelere baas'


27 ocak çarşamba..
İnternetten özlemle benim favori çizgi filmimiz olan Rugrats'ı indirirken(indirmeye çalışırken,genelde izle/indir yazan sitelerde Rugrats'ın resmi bile olmuyo) seslendirme.org adlı bi siteyle karşılaştım.Hangi filmi kim seslendirmiş,bunların olduğu güzel bi site..
Şu dublajcılarla ilgili bi takıntım var sanırım..Mesela reklamda tanıdık bi ses duyunca hemen 'aa bu Bree'nin sesi değil mi?' diyorum,eğer yanımdaki Özlemse,'eveet o' diyo,diğerleri neyi kasdettiğimi anlamıyo bile..Neyse günlük işte bu siteyi görünce çok mutlu oldum,ilk olarak izlediğim türkçe dublajlı filmlerin nerdeyse tamamında kıyıdan köşeden ses veren kadına baktım,namı diğer Rugratların angelikasına...(
100 maddede ben sobesinin 76. maddesinde her filmde Angelikanın sesini duymaktan bıktığımı yazmıştım)Meğersem Hikmet körmükçünün kızı olan angelikayla adaşmışız,Hmm benim Angelikam sizin neyiniz oluyo?
Sabrina desek? ya da -neyseki izleyemeden büyüdüm- winks cluptaki Stella,Meşhur günlüğü olan Bridget Jones/Reneé Zelweger'in bütün filmleri,Titanikte batmayan Kate Winslet'in bütün filmleri,Fight Clup'ın marthası Helena Bonham Carter..bu liste uzaar gider=)

*bu arada sünger bob kare şortu seslendiren adamı da buldum ===>>
tanıdıkmış di mi ;)



Hee bu arada 'polatı değil,dublajcısını bulcam ben=)' demiştim birine,

ama
vazgeçtim=)

30 ocak cumartesi
birazdan Kavak Yelleri başlıcak,ama izlemem sanırım,yanımda pervin yok ki TVnin dibisine oturalım,Güven'e ağzımızın suları aksın :P Polatcık kadar sevemem tabii ama böyle zıpır karakterleri seviyorum ya,sonradan uslanıyolar ya hani...ama sadece dizide filmde severim,gerçek hayatta öyle fırıldaklar mümkünse benden uzak olsun.
Bugün kahvaltıda seneye ayrı eve çıkma planlarımı anlattım anneme,haklı sebeplerim var tabii hayır diyemedi...
Çook seviyorum annemi ya,çoğu şeye başta hayır dese de ikna edilmesi-en azından benim tarafımdan- çok kolay bi insan. Ama bazen öyle bişey söylüyo ki,yuuh diyosun.
Mesela blogda da sıksık ismi geçen (abla evlerinde kalan) pek sevgili bi arkadaşım (tanıştığım ve birsürü artı puan verdiğim) eniştemle elele gezerken hiç tanımadığı bi ablaya yakalanmış (benim ablam olsa selam çakıp giderdi;) tabii bu mesele olmuş ve kız annesine söylemek zorunda kalmış falan..Biraz dedikodu yaparken bunu anlatmıştım.
'19 yaşında kızın sevgilisi mi olurmuş' dedi =)
inanabiliyomusun günlük?
E 19 yaşında kızın sevgilisi olur tabii..39 yaşında kocaman kadının sevgilisi olmasından daha normal bi durum..
He benim sevgilim var mı?
hayır,tamamen tercih meselesi=)
Yok ya dört dörtlük,4x4'lü ya da beyaz atlı prensimi beklersem daha çoook beklerim bunu biliyorum ama hayatıma giren birinin biraz özel olmasını istiyorum(ayrıldıktan sonra ühhüüü eşşek bana böyle böyle dedi,adi şerefsiz diyen kızları şiddetle kınıyorum.Daha dün aşkın börtü böceğindi ne ara eşekliğe terfi etti?) bi de ben onun için özel olmak istiyorum.Son zamanlardaki sıkça karşılaştığım gibi 'hmm güzel kız,esprili de şu okula sap bi başlangıç yapmayalım' edasındaki hıyarların hiçbi şansı yok yani...Bak günlük sana komik bişi anlatiim mi? En azından bana göre komik.Perşembe günü reddettiğim birisini pazartesi sınıftan bi kızla elele gördüm,sence de komik değil mi?
Çıkılması muhtemel kızlar diye bi liste yapmış sanki; Ayşe?olmadıı,üstünü çiz..fatma?..bu da mı olmadı.O zaman hatice... :D
Aklımda olan bi kaç özelliği de sayıp burayı izdivaç stüdyosuna çevirmek istemiyorum[bi video vardı ya okan'da,gaşlıı gözlüü...göösünde kılları olsun ama yorgan gibide olmasın diyen kadın,onun gibi sayiim bende...

Heh;;işte şurayı tıklarsanız izleyebilirsiniz videoyu, şurayı :) ]
o yüzden burda bırakıyorum...He çok sevdiğim ve çok sevildiğim biri karşıma çıkmaz mı?
Kader,hem ziyanı yok,annem de babamla 26 yaşında tanışmış zaten.O zamana kadar birini bulamazsam kendimi o zamana kadar aradığını bulamayan diğer insanlar gibi akademik kariyere adarım heralde... =))


*kavak yelleri dedik de....Dizinin müziklerini çok seviyorum ya..hele sen güzel kadın şarkısına bayılıyorum,cuk oturmuş bence diziye




Üff..ben pinhaninin konserine gitmek istiyorum yaa...hatta yalının konserine gitmekten bile daha çok istiyorum.Fanta gençlik festivalinde çıkmıştı ama ona yetişememiştik,ortaköy trafiğini bilmiyomuşuz gibi geç çıkmıştık evden,hatırladıkça deli oluyorum...
Bahar şenliklerinde falan yakınlarda bi şehre gelse bari...Bize gelme ihtimali pek yok,her sene kıraç türevi sanatçılar geliyomuş şenliklere,karahisar kalesi felan:P
Hee bide kubat...Allahım 29 ekim olur 'usta yorumcu kubat sizlerlen'
başka bi özel gün olur 'usta yorumcu kubat sizlerlen' en son benim istanbula geldiğim gün baraj açılışı vardı,her yerde aynı ilan 'usta yorumcu kubat sizlerlen'
=) vikipediadan baktım da Afyonluymuş..Üf ya keşke yalınla,teoyla ne bileyim göktanla falan hemşeri çıkaydık,her etkinlikte onlar geleydi =))
Bu sene kendiminki dışında bikaç şenliğe daha gitmek istiyorum,özlemin şehri olabilir mesela,eğer yaparlarsa didemin yanına da giderim,e zeynepi hesaba bile katmıyorum,Hüseyin'den zaten zorla söz almıştım...
iyi iyi..
Bi yazı asıcam da öyle gezicem,
her türlü bahar şenliğine itinayla gidilir=))
2 şubat salı

Sevgili günlük.. Bazen kendimi çok akıllı,harikulade biri olarak görüyorum.. Ama bu gün öyle bi gün değil,alabildiğine salaktım ya... Sabah Harun-cumali hocalarımı ziyarete mecidiyeköye gittim.Onların çalıştığı dersaneye bin defa gitmiştim daha önce ama hangi sapaktan gireceğimi bi türlü hatırlayamadım.Önce 'şurasıydı,burasıydı' diye gidee gide bi de baktım alisamiyene kadar gelmişim,geri dönüp on dakika kadar yürüyüp tekrar başladığımız noktaya geldim.Gördüğüm her sapaktan gire gire ona buna sora soraa zor buldum dersaneyi.Felaket de bi yağmur vardı,perişan oldum yollarda
Bana ‘1de gel’ diyen Harun hoca dersim var ikiye kadar bekleyebilir misin dedi.Paramı çekmeye Ziraate gitçektim zaten,olur dedim
(az daha üç öğrenciye Türkçe çalıştır dicekti.senin Türkçen iyiydi dimi sorusundan hemen sonra bankaya gideceğimi söyledim:)
Neyse Ziraate gittim,yüz kişi kadar sıra vardı.Bu yağmurda içerde sıcacık yerde rahatça beklemeye ne gerek var,çık dışarıya sırılsıklam ol,di mi?
Bu sıra bitmez diye profiloya doğru yol aldım,yakınından bikaç defa geçtikten sonra yeri bulup içeri girdim.Çıktığımda bi de Ziraati bulmak için debelendim durdum,oysa geldiğim yoldan gitmiştim,gerçi geldiğim yol da yanlıştı ya,neyse…
Ben böyle oyalanırken saate bi baktım 2yi on geçiyo.Ziraatteki sıra en geç 45 dakkada biterdi,anlayacağın sıramı kaçırmışım,bu yüzden doğru dersaneye gittim,Harun hoca etüd yapacakmış,onların sınıfına girdim,fiilde geçiş,çatı…ıyy
Bi ara ‘hatırlıyomusun Elif?’ dedi,hatırlamak bile istemediğimi söyledim.Sonuçta ben ununu elemiş (finale kalmış..ıyy Salihleştim ben ya) eleğini asmış bir hatunum,di mi blog? ;)
Dipnot:cumali hocamı göremediiimm:(
Neyse,bahanem olur bi daha giderim nasolsa...Faceden yeni resimlerinden birini gördüm de..aynı bizim Dr cemal amcaya benzettim,beyaz önlüğüyle felan...
Cumali hoca dedik de facesine yazdığı şu iletiyle yazıyı bitirelim
hayyam bütün bütün gün sevgiliyle muhabbet eder ve sevgiliyi yolcu ettikten sonra "Şimdi sevgiliyle birlikte olma zamanıdır." der. yani aşk sevgilinin yokluğunda ona kendini ilave ederek onu büyütmek ve büyüttüğü "seni" gerçek senle bozmamaktır. atilla ilhan da öyle der:" Git başımdan Aysel, seni seviyorum" o halde aşk bir suretin yansıması değil de nedir?
ya da bitirmeyelim=)
Bişi daha var günlük kaç senedir öğrenciyim ama hiçbir öğretmenime sen dediğimi hatırlamam,harun hocayla bile konuşurken sizli bizli konuşuruz,diğer türlüsü,ne bileyim beni rahatsız eder.Ama bugün gördüm ki öğrencilerin nerdeyse hepsi senli benli konuşuyo 'hocam sen söyle demiştin ya'..
ben öğretmen olsam sinirlenirdim valla, haddini bil talebe derdim=)

2 şubat salı
Oha yuh çüş ya...
uzun zamandır ilk defa birine böyle sinir oldum günlük!!

****** ********
[ lütfetmişsiniz beyefendi :@ ]


3 şubat Çarşamba
yaptığı gürültülerle beynimi,oturarak bacağımı çürüttüğü bi günün gecesinde hala onla ilgilenmemi isteyen Yağız'a gayet sakin bi şekide
'dadı ne demek?' diye sordum,yanlış bi cevap verdi.Peki çocuk bakıcısı nedir? diye soruyu basitleştirdim.Çocuklara bakan kişii dedi.'Di mi yağız dedim,sesimi epeyce yükseltip bi nefeste 'meslekleri çocuklara bakmak olan bu iş için para alan insanlara denir ve ben dadı değilim,istanbula da senin nazını çekmek için gelmedim,şimdi doğru odaya git de bari iki dakika kafamı dinleyim! diye bağırdım.Bunların hepsini(ve şimdi aklıma gelmeyen bi iki cümleyi daha) otuz saniyeden kısa bi sürede söyledim:) dediklerimden yüzde kaçını anladı bilemiyorum ama boynunu büküp odaya gitti.Aradan beş dk geçtikten sonra yanıma oturup 'sinirin geçti mi abla?' dedi,bişi demedim.kucağıma uzanıp telefonda oynadığım Canal Control-suborusu'nu izledi.Bi süre sonra baktım uyuyakalmış..

5 şubat Cuma
Yağızı boya benek adlı oyuna götürecektim dün.Ama devlet memurlarının grev günümüymüş neymiş,geçen grevden ağzımın payını aldığımdan bu sefer dışarı çıkmadık,hem yağız da uyanmamıştı yarınki oyuna gideriz dedik.Alarmı kurup kapıya ‘beni 9’da uyandırın’ yazısı yazmıştım ama kalktığımda saat geç olmuştu.Benden biraz sonra da yağız uyandı ‘abla bak,erken uyandım,hiç geç uyanmadım bu sefer’ dedi,içim eridi ya..tiyatroya gidicem diye erkenden uyanmış velet…ama gidemedik=)
Neyse,kaçmıyoruz ya..bidahaki perşembeye artık…


Dün gece öyle atlaya atlaya blog gezerken seineb adlı bi blogla karşılaştım.Uzun süredir böyle severek okuduğum bi blog yoktu,iyi ki karşılaşmışım,baştan sona kitap gibi gitti valla,tavsiye ederim
*okurken kendime benzettim nedense;komşu ilimde okuyo,oda arkadaşından bıkmış,arkadaşlarıyla eve çıkan(evet evet bunu bende yapacam) üstelik sosyolojiden çift dal yapmayı düşünen..daha ne olsun:P
*kendime benzettiğim bi blogcu daha var da ona gıccık oluyorum,nedendir acep:P )
*Bu kadar reklamını yapıp siteye bi yorum bile atmayan bu kızı kurşuna mı dizsek netsek:P

Bu arada dün yattığımda saat 3,uyuduğumda saat 4 tü günlük.Aklıma nerden geldiğini bilmediğim (aslında bildiğim) bir şey takıldı,beynimde döndüü döndüüüüü sinirim bozuldu...rüyamda da ona benzer bişeyler gördüm,sanki gerçekmiş gibi...
Başı çook kötüydü,ortası güzel sayılırdı,sonu komikti ama..
Bi beyefendi lütfedip Afyona gelmiş,sırada beraber oturuyoruz ama o başka dünyada ben başka dünyada..Önümdeki kız(sevgi) arkasını dönüp 'senin moralin çok bozuktu sabah,şimdi iyi gözüküyosun' deyince yanımdaki beyefendi eski türk filmindeki gibi konuşup kıza 'sen ne anlarsın,o yengeç burcu her an değişebilir' gibi bişeyler söylüyodu,onu susturmak için sarılıyodum,gülüyoduk..böylece barışıyoduk falan..Niye küsmüştüm?
E rüyanın başında...
:)
Rüyamda bana söylediği bişey için iki hafta tavır almıştım birisine,evet elif...büyütmemelisin böyle şeyleri
*İlkokuldaki din hocamız insan sadece 3-5 saniye rüya görür derdi.Benim pembe dizi formatındaki,anlatırken bile 35 dk süren rüyalarım ne olacak? Hıh =)

işteee temizlik ferahlık...

iştee temizlik ferahlık sizlereee
hem de hiç kurulamadan durulamadan :)

March'ın bu reklam müziğini kim unutabilir ki=)
diye söze başlıcaktım ama googleden reklamın sembolü sarı saçlı kara kaşlı meleği bi türlü bulamadım,sanırım benden başka hatırlayan yok=)
Ne çok gülücükle başlamışım yazıya,oysa pek güleç,neşeli bi anımda değilim,hatta diğer günlere bakacak olursak oldukça somurtkanım bile...
Neyse günlük,çok uzattım;yazıya başliim..
Başlıktaki temizlikten kastım ev temizliği değildi tabiiki,önemsiz birsürü fazlalıktan kurtulma temizliğiydi.
Herşey geçen haftalarda telefonumun bozulması ve simkartımda nerdeyse hiç numara olmamasıyla başladı.Yeni telefonda -ondan bundan topladığım- elimin altında bulunması gereken 30 kadar numara var.Asla aramayacağım ve beni asla aramayacak olan binlerce rakamdan böylece kurtulmuş oldum...
İkinci temizlik harekatı olarak İstanbula geldiğim ilk gün de uzzuuun zamandır (hatta sanırım aldığımdan beri) değiştirmek istediğim msnimi nihayet değiştirmem oldu.Blogger-face ve üye olduğum bi kaç sitedeki adresi de değiştirdim...Yarısı yeni tanıştıklarım olmak üzere 32 tanecik isim var orda da..
Son olarak da facebooktaki sayısı yüze yaklaşmak üzere olan arkadaş isteklerini,bilmemne davetlerini sildim ki en zoru buydu.En son ÖSSden bi iki hafta önce temizlemiştim=)
Her açtığımda ilk bikaç kişiye bakıyo,tanıdıklarımı onaylıyo tanımadıklarımı bırakıyodum.Onlar üstüste üstüste yığılınca tabii..Savaştan çıkmış gibi hissettim kendimi=)
Elalemin facesi mailleri ne güzel, e postanızda 1 yeni mail var,2 yeni mail var...Bende öyle mi? 256yken 257 olunca 1 yeni mail geldiğini anlıyorum=) Neyse ki Zeynep var,o sinir olup bütün spam mesajları-reklamları-faceden gelenleri falan siliyo..

*Kullanmadığım onlarca küpenin olduğu kutu dolapta duruyo,elime almamak için kendimi zor tutuyorum:)
Yokyok günlük,geldiler bana yine...

*En uzun zaman alan hayatımdaki önemsiz insanları temizleme işini geçen bahar yapmıştım zaten,3 evin dışında gidecek yerim olmadığını farkedince anladım:)

*Allah rızası için Rugrats filmlerinden birini izleyebileceğim bi site bulabilir misiniz?bi haftadır kafayı yedim onları aramaktan..

uzuuun uzun günler geçmişkine;

sonunda eve gelebildim..
Biliyorum günlükcan,uzun zamandır görüşemiyoduk..ama yurttaki internet faturamı görsen dudağın uçuklardı.Kulaklığı,hoparlörü,kamerası olmayan,bi sayfayı üç saatte açan kıytırık internete saatte bi lira bayılmaktan bıkınca ara verdim biraz.Zaten sonra araya final haftası girdi.Canhıraş derslere çalışırken blog yazmak pek de aklıma gelmedi gibi sanki...Zaten içinden gelen şeyleri yazamayınca blog bomboş bişi oluyo.Neyse günlerime geçecek olursak..
ayy günlük neler neler oldu sen yokken..
Herşeyden önemlisi telefonum bozulduuu!..Zaten o telefonun bende takıntı olmasının,değiştirmememin sebebi kayıtlı öğelerde sakladığım bi iki mesaj ve yağızın bebeklik fotoğraflarıydı.Son formatla onlar da gidince benim için alo demekten başka bişeye yaramayan bişi olup çıkmıştı.Çarşamba akşamı bi telefoncuya verdim yapılsın diye.Kredimi çekince aldığım parayla düzgün bişiler alırım diyodum olmazsa...Neyse perşembe akşamı telefoncuya gittim bi programda sorun var o programda bizde yok başka biyere götür dedi.O gece heryer kapalı olduğundan cuma öğle vakti bi başka telefoncuya verdim,yarın bu saatlerde gel dedi.O saatlerde gidince 'dükkan sahibi birazdan gelecek.4 gibi gelin siz' dedi.4 gibi gittim akşamüstü gelin dedi akşam üstü gittim pazartesi gelin dedi...Deli oldum ya.Pazartesi sınava gidicekken sordum öğleden sonra gelin dedi(bende koyun gibiyim vallaha) öğleden sonra gittim o telefon olmaz abla yaa dediler.Hoşt diyecektim de tuttum kendimi.Madem olmucak baştan söyle de ona göre yapalım bişiler..Uyuz herif ya..Neyse odadakilerin telefonundan babamla konuşurken kızlardan biri(W) benim kırmızıyı satiim mi sana dedi.(5070) zaten zamanında gözüm vardı onda.İyi bi fiyata anlaştık ertesi gün de bataryasını değiştirdim,gıcır gıcır bişi oldu.Olan içinde gitmeden ararım diye düşündüğüm numaraya oldu gerçi ama,kader kısmet...:)
*Hee bu arada kredi dedim de.Hanii devlet babadan alacağım bi para vardı ya,sanki çok acelesi varmış gibi dağıtıldığı ilk günün ilk saatlerinde sıraya girdik Pervinle.Oysa noterde kaydımı yaptırmaya bile en son gün gitmiştim.Neyse ben dahil yaklaşık bin amele Ziraat bankasını doldurup taşırmıştık,Pervinin aklına uydum işte.Beş gün sonra git sıra beklemeden çek di mi..
Neyse ikinci saatin sonunda sıra bana geldi.Büyük bi hevesle belgelerimi verdim,kadın yüzüme bakıp 'numaranız çıkmadı' demez mi.Nasıl olur ya dedim ,benden önce birilerine daha olmuş meğer,bi KYKya sorun dediler.Yüzümden düşen bin parça çıktım tabii...Çıkış o çıkış..Ayın 25inde istanbul ziraate gidicem işte,verirlerse veririrler vermezlerse Afyonda iki ayı birden çekerim artık
*Afyonn...Ben bu şehre çok alıştım günlük ya...Kırk yıldır burdaymışım gibi geliyo bana...Yurttakilerle de aram artık iyi.W'nin dediği gibi 'sevgi pıtırcığı olduk':D
Sana bişi söyliim başta aa ne iyiler,keşke onların odasında olsaydım diye imrendiğim tüm odalarda kavga çıktı,odadakilerden bazıları başka odalara taşındı falan...
Ders mi çalışıyosunuz?
yok,öyle bi okuyorum önemli değil
Hee..Çalışcaksanız kapatiim müziği?
Yok yok sağol
* *
Meyve ister misin?
aliim bi tane,sağol
Aaa bi tane daha alsana
yok yok sağol...
Sanırım biraz bokunu çıkardık pıtırcıklığın.Bazen yapmacıkmışız gibi hissediyorum ama nedense içimizden öyle geliyo bu aralar.
*
bu arada hangimiz üç buçuk yaşındayız,ben mi yanımdaki kız mı? =)
*Hani spor salonu aradık,kumpir yedik artıkın beraber oturuyoruz bize geldi falan dediim bi kız var ya...Okul çıkışı genelde onla takılıyoruz,kimse yoksa bizim yurda geliyo,bizim oda doluysa dışarıda takılıyoruz falan..Kız akrabalarının yanında kalıyo ve haliynen bu durumdan pek memnun değil.Beraber eve çıkma hayalleri kuruyoruz...Aslında ben yurttan memnun sayılırım ama çok tuzlu ya...bide dört kişiyle aynı yerde olmak çok zor,insan sessizlik istiyo bazen.Tam yatacakken müzik çalınıyo,gürültülü gürültülü sohbet ediyolar,ışık açık kalıyo,biri dizi izliyo biri telefonla konuşuyo...Paranla rezil oluyosun kısaca.
Bende şey dedim gitmeden bi iki emlakçı gezelim de fikrimiz olsun fiyatlar hakkında.Bikaç yere gittik ikinci dönem eve çıkıcaz da falan deyip.Oysa yalan,kapı gibi senedim var yurtta imzalı:(
Neyse ellerinde pek daire yoktu ama kira+gaz istediğimiz fiyata rahatça ev bulabileceğimizi öğrenmiş olduk.en son girdiğimiz yerdeki kadın biz neyi hayal ettiysek onların olduğu haaarika bi ev tarif etti.
Bizim kampüse bir otobüs,çarşıya yakın,40 villanın olduğu bi sitenin ikinci katı,sitenin bahçesinde havuzu,süpermarketi var,ev çok güzel döşenmiş,buzdolabı çamaşır makinası var,ev sahibi dünya tatlısı,size hep yemekler getirir hastalanırsanız gece ikide hastaneye götürür,82 metrekare,1+1,elektrik su gaz kira herşey dahil 350 milyon...
Emlakçı kadının eski ev sahibiymiş,bi de cila attı herkese söylemiyorum bu evi,bazı kızlar oluyo merbaaa diye konuşan,onlara ev yok diyorum,ama siz düzgün insanlara benziyosunuz falan diye.
Kadının tarif ettikleri bizi öyle heyecanlandırdı ki,yurttan ne şekilde ayrılabilirimin hesabını yapmaya başladım.Ertesi gün emlakçılara güvenmemek gerektiğini öğrendik ama..
beraber ewe çıkmayı düşündüğüm kızın otobüsten otobüse konuştuğu bi arkadaşı var,onla karşılaşmış dönüş yolunda.Evi tarif edince 'ooo orayı biliyorum, çok uzakta okula demiş.Neyse otobüsten inip oraya gitmişler.Herşeyden önce süpermarket dediği yerin üstünde 'bakkaliye' yazdığını söylesem başka söze gerek kalmaz sanırım?
Aslında iyi bile oldu evin fos çıkması.Çünkü büyük ihtimalle yurttan ayrılamıcak,o evi tutamıcaktım ve yıllar yılı hep içimde kalacaktı...
Öyle işte günlük...
*
Bu yarasayı tutkal-balon-karbon kağıdıyla yaptım.Aman ne becerikliyim,marta stewart gibi kızım maşallah=)
(da kıymetimi bilen yok)
*Bu arada son yazıyı yazdığım zamanlarda biliyosunuz yanımda canım balım biricik kankim Perim vardııı...Bitanem ya,tek sözümle atladı geldi tee bileciklerden.Ailesinden gizli üstelik...Sabahın 5inde trenden inmişti,ama benim havanın aydınlanmasını,otobüs seferlerinin başlamasını beklemem falan derken saat çoktaan 7 olmuştu.İçimde Peri beni boğazlıcak korkusu olsa da bana sarılınca siniri geçer nasolsa cesaretiyle gittim gara.Ayy çok özlemişim Perimi ya,bitanem benim.Elindeki 15 kiloluk çantayı taşımasına yardım edip yürürken 'vay bee...Çok merkezi bi yer' dedi gar için.Dikkatinizi çektiyse geçen aylarda annemin 'orası çok ıssız,tek gitme' dediği gar için:)
Neyse 7buçuk gibi yurttaydık,Üstümüze pijemaları giyip benim yatağa uzandık,alarmı da kurdum ki kahvaltıyı kaçırmayalım,ama Periyle uyumak ne mümkün,bool bol konuştuk.sonra yemeğe indik.Yaklaşık 70 dakikalık bi kahvaltıdan sonra tekrar odaya çıktık.
Ya ben periyle gideriz diye birsürü yer düşünmüştüm nerdeyse hiçbirine gidemedik:(
Şuraya buraya gidelim mi?
Ya ne işimiz var orda,yat hadii
* *
aaa gülyurt var,lezzetli bi yer,lüks de bi pastane,oraya gidelim mi?
Elif sen çok değiştin,lüks yerde bizim ne işimiz var yat uyu
böyle yat uyu yat uyu diye diye koca iki gün kalkamadık zaten:D
Yine de herşey çoooooooooooooooooooook güzeldi.Bana ikide bi büyümüşsün,büyümüşsün diye kızdığından,o kadar da büyümediğimi kanıtlamak için yemeğe gitmeden hemen önce vereceğimiz on milyonun ön yüzüne'çok fakirsen arkayı çevir',arka yüzüne 'madem o kadar fakirsin bu paranın sende işi ne' yazdım :)
Hee bine katlayıp verdim parayı,o ayrı :)
Dönüş yolunda,yurdun kapanma saatinden beş dakka kadar önce tren garına gitmek üzere durağa gittik.Havanın karanlık,arabaların uzun farlarını açmış,benimde gözümün bi derece bozuk olması sebebiyle her gelen arabada 'neyy?','ataköy mü?','üff ne yazıyo' gibi muhabbetler dönüyodu.Yine yaklaşan bi arabaya bakıp göremezken durakta bekleyen bizim yaşlarımızda bi çocuk 'fakülte arabası o' dedi.Biraz sonra da 'ataköy bekliyosanız o burdan geçmez,şurdan(teee 150 metre öte) bekliceksiniz' dedi.Gülperi bavulaa yüklenmişken dur dedim sessizce,seni almaya gldiğimde de burdan beklemiştim o çocuk bilmiyo..Neyse aradan geçen dakikalarda 'boşuna bekliyosunuz amele gibi,ben dedim şurdan geçiyo' edasıyla otururken bi Ataköy arabası geçmez mi..Bavulu almaya perinin yanına giderken 'hani geçmiyodu!' dedim alaycı alaycı.Kafasını arkadaşının omzuna gömüp uzun süre çıkarmadı:)
Neyse gara gittik,bi güzel vedalaştık,duygu dolu sözler falan.Sonra dedim ki 'daha geç olmadan ben gidiim,arkamdan bak istersen' hanii el salla falan diye..Ne dese beğenirsiniz?
sen git ben televizyon izlicem
=)
Gecenin bi vakti yürümeye alışık değilim aslında,hele de afyonda..Elimde biber gazı dilimde duayla yurda gittim,imzamı attım..Tam odama girecekken cebimde mesaj,pervin: nerde kaldın merak ettim.
Temiz kalpli kız işte=)
O gün de okan'ın programında böcek yiyen çinli çocuğun annesi vardı.Ay çok komikti ya..Yarıldık gülmekten..
* yılbaşı zamanı...Odada pervinle ben varım.İkimizde cep delik cepken delik durumundayız.Felaket susadık ama markete gidip suya verecek paramız yok :D
Konu komşudan da istemeye utandık, elimize bidonu alıp bizim ordaki hayratlardan birine doğru yol aldık.Gece gece elindeki bidonu sallayıp çeşmeye gitmek komikti bence..Ama su çok güzeldi yaa.Böyle buz gibi.Biz bimden alırdık genelde suları,orası da biliyosunuz sular için kolalar için buzdolabı bile koymuyo cimri adamlar,sıcacık oluyodu aldığımız su.Böylece artık nöbet sistemiyle her akşam çıkar olduk su doldurmaya.Normalde 5 litre bizi iki üç gün idare eder ama hemen ertesi günü bi de baktık suyun dibi gözüküyo.Pervin gülerek 'demek parasızlıktan içmiyomuşuz suyu' dedi..Bu kızla fakir edebiyatı yapmak çok eğlenceli ya.
'şunu bunu alalım,şöyle şöyle böyle böyle yapalım'
'nasıl yaparız,unuttun mu paramız yok ki biziiim' :D
Annem okusa kesin kızar bana...O yüzden konuyu kapatalım..
*Pervin hemşire tamam mı günlük.Haftanın bi günü de devlet hastanesinde staj yapıyo,işte damar açma,serum takma falan.Geçen o derslerden uygulama sınavı vardı denek olarak da oyuncak bebeğini kullandı
Şu Zeycan'a bakın hele,gözleri büyümüş korkudan:D
*Bu arada Pis Yedili öğrendiiim...
Odadaki kızlar sağolsun,kumarbaz oldum çıktım.Haftada bikaç kere cipsine meyvasına oynuyoruz,eğlenceli oluyo.Alt şekilde gördüğünüz gibi kağıttan kule yapmayı da öğrendim.Özlem gibi saniyesinde bütün kağıtları karmayı da öğrenince tam olacak:D
*iskambil kağıtlarında tam usta olmayabilirim ama bi (iki üç..sayı önemli değil) erkeği kendinden nasıl soğutursun konusunda doktora tezi yazabilirim:p
*Ankara'da bi üniversiteden iki dil bilimci gelmişti konferans vermeye.Birinin inceleme alanı yörelere ait konuşma değişikliğiymiş.İzletttiği videolarda yine konuşmalarını incelemeye bi köye gitmişler,yaşlı köylü bi ot veriyo,bunu da çiğniyosun böyle falan diyo.
prof: güzelmiş
köylü dede: e,yeee
prof: yiyorum zaten
köylü: ye ye,mala da iyi gelir bu
:D
Ne güzel ya..koca profesörü malla bir tutuyosun resmen:)
*bu arada üniversiteyi ünüversite,profesörü profösör diye yazıyorum her seferinde,bıktım artık kendimden...
*Bi deee
operaya gittim=)
Sanki istanbuldakini çok beğenmişim gibi Afyondakini de kaçırmadım..
pervin çoktan sınavları vermiş memlekete gitmişti,ondan başka da sınav haftasında benimle operaya gitmeye katlanacak kimse olmadığından tek gittim,hava da karanlıktı epey.Otobüsten beraber indiğim kıza yamadım bende kendimi,yol boyunca beraberdik:D
Çok güzeldi ama,AKMdeki gibi tiyatro şeklinde değildi.Bi piyanist,türki cumhuriyetlerden üç tenor..
Girişte yabancılardan biri 'oy asiye' türküsünü söyledi,harikaydı ya...
Oy asiyeyi söyleyen adamdan sonra genç bi bayan çıktı,genç ve güzel bi bayan.Selam verdi tam başlıyodu ki,susmuyo alkışlar,bi iki gruptan ıslık sesleri falan:p tekrar selam verip öyle başladı...İyi ki gitmişim dedim günün sonunda,çok güzeldi.
TRT'de çekim yapmaya gelmişti,rastlarım belkim bi gün bi yerde..
*Tarih öğretmeni canum kuzenim İlker şöyle bişey anlatmıştı ben opera deyince;
Cumhuriyetin ilk yıllarında Senfoni orkestrası yeni-klasik batı müziklerini tanıtmak için anadolu turnesine çıkmışlar.Büyük bi halk kitlesi onları dinliyo..Gazetecilerden biri dinleyici bi adamın yanına gidip nasıl bulduğunu sormuş.Adam da 'Valla beyfendi ,Sivas Sivas olalı Timur'dan beri böyle zulüm görmedi! cevabını vermiş:D
Her olaya anlatacak bi hikayesi olan insanları çok seviyorum ya..
*Şöyle insanlara da gıcık oluyorum.Öflerler püflerler ne biçim şehir,ay hiçbi etkinlik yok,çok kötü bi yer falan diye durmadan yaşadıkları mekanı kötülerler....Ama sorsan
bilmemkim konser vermişti gittin mi? yoo...
Ağaç dikme şenliği vardı,okulun rock grubu güzeldi..? bilmem gitmedim..
Gezi kulübü karadeniz turu yapmış ucuza..? o kulübe üye değilim.
Tarih kulübü şu müzeye gitmiş..? bilmiyorum.
Hangi kulübe üyesin? ne işim olur
bilmemne tiyatrosu afyona turneye gelmiş gitmedim
opera? ıyy çok sıkıcı
beyazın programına götürüyolar? gitmicem
Ya sen ne bekliyosun ki salak kardeşim?Etkinlik bakımından en faal yere de gitsen bişey yok burda diye sıkılırsın..Hayır armut piş ağzıma düş bile değil böylelerinin yaptıkları.Çünkü o iş için ağzını açıp havaya bakman,birşeyler yapman lazım.Varsın oturdukları yerden herşeyi eleştirsinler..
*İstanbula trenle geldim yine.Sınıftan bi arkadaşla beraber geldik bu sefer,çok güzeldi yolculuk,gerçi hep güzel geçiyo trenle seyehatler..Böyle nostaljik bi tadı var..He ne diyoduk?
Çok güzel geçti yolculuk bol bol muhabbet ettik,uyuduk..Annem 'kızım çok kar var,yolda mahsur kalırsınız falan,yanına fazla yiyecek al' demişti,mantıklı geldi.Sabah kahvaltıdan çaldığım reçellerle akşam yemeğinden çaldığım bikaç dilim ekmeği de getirdim yanıma...
Heaa bu arada arkadaşım Pendikte inecekti bende Söğütlüçeşme'de.ama ayrı yerlerde inene yanyana bilet vermiyolarmış.O yüzden bende Pendik aldım kendime.Alırken bişey yoktu ama trende biletçi adamın 'kızım sen bizi mi kandırıyon,kaçın kurasıyız biz,öhhöö..Ya in şimdi ya ver bakalım farkın iki katını,uyanııık' diyeceğini sandığım an çok korktum:D
Kendi kendime 'ee ben arkadaşın evine gitçektimdi ama..Ama babam; çok kar var,metrobüsle eve gel dedi beyamca' derim diye bile düşündüm:D
*Yağız bu resmi görünce telaşla şöyle dedi
'ablaa!!Trenin önüne geçme bi daha!Yoksa,yoksa o gider ve seni ezeeerr!'
=D
Seviyom bu çocuğu ya..Hala bizde kalıyo,hiç de ayrılmaya niyeti yok köpeğin,anneme anne,babama baba diyo artık,allooo,noluyoruz! :P
İstanbuldaaaa...
Aynı tas aynı hamam günlük buralar..Önemli bi havadisle karşılaşmadım henüz.
Velhasıl-ı kelaam kocaaa bi dönem geçti Afyon'da...
Söyle bi bakınca da yazdıklarımla yazamadıklarımla tam da düşündüğüm gibi geçti
Düşündüğüm ve istediğim gibi..

mutluyum! çünküüü

çook güzel bi günle yine beraberiz günlükcan..
Mutluyum çünküüü
*gülperim gelecek!..yani zaten gelecekti de,öyle çok sevinemiyodum.Bişey olur,hevesim kursağımda kalır falan diye(sevinmemiş halim: odayı süpüren ablanın bile 'na zaman geliyo arkadaşın' soruları=))
Neyse bitanem trene bindiğine göre,artık bi aksilik çıkıp gelememe ihtimali olmadığına göre doya doya sevinebilirim=)
*Perim gelecek diye odayı toplarken (ki en son ben toplamıştım.Tam bi haftadır diğer kızın sırası ama eline süpürgeyi almadığı için odanın hali perişan..) kaybettiğim bi küpemi buldum!!çok sevindim..
*J: Hayder'ın ölümünikiyüzüncü yılı ve G.F Handel'in ölümünün ikiyüzellinci yılı nedeniyle keman ve piyano konseri vardı.pervin son anda yan çiziyo gibi olsa da delici bakışlarıma yenilip geldi..üstelik o da çok sevdi,çünkü çook güzeldi.Masal gibi geldi..
*cumali hocamla konuştuum! Herzamanki gibi bu bile mutlu olmam için güzel bi sebep..
*her ne kadar günde bi onbeş defa sevgilisinden bahsetse ve ben çok sıkıldığım halde ilgiyle dinliyo gibi görünsem de yeni arkadaşımdan çok memnunum
*sınıftakilerle de aram iyi..Gerçi biri bana gıcık kaptı sanki,ama olsun.yine de girince öyle bi muhabbet edeceğim bissürü kişi var..
*aynaya bakınca güzel buluyorum kendimi..Aslında çirkinim bu aralar.Dün gece bişeyi düşünürken bi anda dudağımda bi sızı duydum,aynaya baktım ki kocaamanaan bi uçuk pörtlemiş! Daha fazla büyümesin diye bi krem verdi pervinde,sürdüm iyi geldi gibi.Dudağımdaki uçuğa,bi çıkıp bi inen akneleriğme rağmen yine de seviyorum bugünlerde aynaya bakmayı
*Aramın iyi olmasını istediğim herkesle aram çook iyi.Gerçi herkesle sayılmaz.İstisna bi zeynep var ama..işte o da düzeliyo gibi..

..

burda yemek yapan teyzeyi gerek TV izlerken yaptığı yorumlardan,gerek konuşma tarzından ananeme benzetiyodum(hani şu 'kaynanam seviyo desene' lafıma 'yemek seçeni kaynanası sevmez kızım' lafını yapıştıran teyze:)
Ta ki dün
'ben pırasa almıcam'
'ELİF!!döverim seni..Bi tadımlık ye bari!!' muhabbetinden sonra daha bi emin oldum=)

*kadının torunu bitiyo bana.Elif arkadaşım,elif arkadaşım nerde..Başını yiyo herkesin.buraya geldiğinde odama çıkartıp her tırnağına farklı oje sürüyorum,allık far falan girişiyorum,maymuna benziyo kız=P
Aaahh ah..Yağız kız doğsaydı neler ederim ona..

pembe dizi..

günlüükk..
şu gönül işleri ne kadar karışık di mi?
Di dediğini duyar gibiyim..
Bazen hayat izlediğin 'höh artık' dediğin pembe diziden bile daha saçma olabiliyo..
Esas kız esas oğlanı sever ,esas oğlanın kaplumbağ tavırlarından nefret etse de çok mutludur,sonra figüran delikanlı girer araya,esas kız figüran delikanlıya bu dizide yeri olmadığını söyler,figüran kendini esas oğlan zanneder,hatta çook sonradan esas kız, esas kızın haberi olmadan esas kıza laf söyleyen biriyle karakolluk olduğunu öğrenir,araya bi başka figüran delikanlı girer,esas oğlan yönetmenle kavga ettiği için diziden ayrılmak üzeredir,figüranların sayısı artar,esas oğlan esas oğlanlığını unutur,herkes esas kıza 'ıyy şu ruhsuza bak' demeye başlar..Sonra yönetmen esas oğlanın maaşını artırınca diziden çıkmaktan vazgeçer,ama sahne sayısını azaltır..Esas kız çok bunalır ama diziden ayrılmak için kontratının bitmesini bekler...
Yoksa sen hala okuyomusun sevgili okuyucu?
Helal valla..ben üçüncü satırdan sonra sıkılır bırakırdım..
Kafam karmaşık olduğunda saçmalarım bazen böyle..He de geç..
:(

spor salonu..

gunlüüük....
sana son günlerde neler yaptıklarımı kısa kısa anlatıp kapatiim.
Artık yanında oturuyorum,dün bize geldi falan dediim bi arkadaş vardı ya..işte o kız kilolarından mutsuz olduğunu söyleyip duruyodu.Ben de üst kat komşumun gittiği spor salonunun yerini öğrenip kızla beraber gitmeyi teklif ettim.Havalara uçtu tabii..Girdiğimiz yer kapının önünden 'burası ters bi yere benziyo,dönsek mi acaba?' dedirtecek bi yerdi ama oraya giden arkadaşlarım olduğunu düşününce içeri girdik.Kaslı kaslı adam resimleriyle süslü merdivenlerden çıkıp müdürün yanına gittik.Adam çok güzel şeyler söyledi,fiyat falan da çook uygundu(düşün günlük,cebinde akrep olan ben bile gaza gelip yazılacaktım az daha..)
Adam ikide bi resimler çıkartıp önceki hali sonraki hali diye göstermeye başladı..kendisinin de vücut yarışmalarında birinciliği varmış falan..Tamam baklava göbek,kaslı kollar herkese çekici gelir ama adamın gösterdii resim iğrençti ya,kas yığını sanki bi iğne batırsan sönücekmiş gibi..
Neyse bikaç yer daha dolaşalım en olmadı buraya geliriz deyip ayrıldık.Yakınlardaki bayan kuaförüne buralarda başka spor salonu olup olmadığını sorduk iki yer tarif etti.İkinci gittiğimiz yer çok daha büyük,çok daha güzeldi(orda spor yapanlar da çok güzeldii;) bu sefer de orda karar kıldık ama üçüncü yere de bi gidelim dedik.Üçüncü yerdeki adam 'iki ayda-üç ayda zayıflarsın lafları yalan kızım,4 yılda bu hale geldiysen ondan ancak iki yılda kurtulursun' sözünü söyleyerek kaybetti bizi=))
Ya günlük..Önümüz vize sonrası tatil...Dönünce ben de yazılmak istiyorum şu spor salonuna.Şööyle bi beş altı kilo alsam,çöp kollarım kaslansa felan fena mı olur..
Evet evet günlük...Gerçi kara kışı bahane edip erteleyebilirim ama şöyle nisan mayıs aylarında kessinlikle yazılıcam spor salonuna...
Hem büyük harflerle ne yazıyodu son girdiğimiz yerde?
Spor yapan şişman bi insan spor yapmayan zayıf bi insandan daha sağlıklıdır...
Öyyle işte günlükcan..Ufak şehirde olmanın avantajı işte,herşey ayağının altında..
Başka sana anlatacak ne oldu...
eeee...
eeee...
Aslında oldu bişeyler de her şey de günlüğe yazılmıyo,di mi?